26 Şubat 2010 Cuma

VE ŞUBAT BÖYLE GEÇTİ





Bir aydır yazmıyorum biliyorum daha sık yazmam lazım ama bu aralar bizim işler baya yoğun. Bu kadar yoğunluğun içerisinde kendimi en yanlız hissettiğim günleri yaşıyorum. Bir sürü planım var ve ben bunları kendi başıma bu sefer gerçekleştiriyorum. Sanırım yeni sevgilim İstanbul ve Vogue dergisi.

Makaron kendi kendine yok oldu.. Ciddi değilmiş zaman aşımına uğradı. Böyle olması gerektiğini ben biliyordum, ruhum biliyordu ve "dünyadaki" mantıklı olan her obje biliyordu. Bu sayede yeni bir yemek düzeni oluşturdum kendime ve bu düzeni çok seviyorum.







Bu ay hayatımıza Vogue girdi.. Kutsal kitap gibi oldu.. dün böle yuvaş yavaş sindire sindire sadece bir kısmını okudum. Haftasonuna saklıyorum devamını Happily Ever After'da kahvaltı yaparken okuyacağım... Hemen cumartesi olsun..








Rotterdam konusunda kararsızım. Aslında karışık sinyaller alıyorum kapılmak ve kapılmamak arasında gidip geliyorum.. Ne kadar istediğime karar veremiyorum. Sanırım ben bu yanlızlığı çok sevdim. Bu ay başka sevdiğim şey ise bir kredi kartımın borcundan tamamen kurtulmuş olmam. Çok güzel değilmi artık o mor kart yok ahahahah ...


Hani kötü kalpli bir kadın var demiştim ya o bu sefer çok yakınlarımda gezmeye başladı. Bende karar veremiyorum acaba iyimi kötümü yapıyorum diye ama sanırım bu sefer kararlarımı bozmayacağım. Onun hayatımda olmaması benim için daha iyi. Evet evet onun için ben yaklaşmıcam ona.
Şubat böyle geçti işte.. Yanlızlığımı sevmeye başladım... sanırım uzun bir süre böyle kalıcak birde o rahat bıraksa...

1 Şubat 2010 Pazartesi

Sunshine :):)

Bayadır yazmamıştım evet biliyorum bu benim tembelliğim başlarken neler planlamıştım ama hayat bu. Gelelim 20 Ocaktan beri hayatımda olanlara.. Doktor "sun jar" olayını çok beğendi. Onun mutlu olması güzel. Çarşamba günü gidiyor. Sanırım onu gitmeden göremeyeceğim. He is my sunshine after all.


Kendime yakışmayan kararlar almaya başladım ve bu kararlar beni hiç mi hiç rahatsız etmiyor. Bakalım birde bu taraftan yaşayalım hayatı. X'i bekliyorum.. Daha dönmedi o da çarşamba günü dönecek. Çarşamba günü ne kadar çok gelen giden olucak. Keşke X'i ben karşılayabilsem ama ne yazıkki bu mümkün değil. Gerçekten özledim onu bu bir ay ne kadar zor geçti. Zaten gideceğini öğrendiğimde çok üzülmüştüm ama maalesef bazı şeyleri değiştiremiyoruz araya çok şirin mavi gözler geliyor.
Sigara ve eti bıraktım bunun ne demek olduğunu biliyorsunuz.. Gene art of living'e geri döndüm ve bu sefer bırakmayı düşünmüyorum. Ashtavakra Gita'ları seyrediyoruz şimdi 16 hafta sürecek. Çok güzel Mayıs'ta da Almanya... Jai Guru Dev




Bengüye kızdım bugün.. Beyni yıkanmışlar gibi konuştu telefonda.. Sorunlu kişinin resmen dolduruşuna gelmiş bunu ona hiç yakıştıramadım. Sorunlu kişi çok kötü kalpli bir kız ondan uzak durmak gerektiğini yeni yeni anladım. Umarım Bengü'yü uzun süreli kandırmamıştır. Üzer beni gene. O kişiyle hiçbir zaman görüşmek istemiyorum.




Rotterdam konusuna gelirsek bakalımmm daha onun için çook zamana ihtiyacımız var. Yani ben olsun çok isterim ama bakalım işte. Çok güzel bir cumartesi akşamı geçirdim. Çok lezzetli yemekler, harika çikolatalar yedim. Normal insanlarla da takılmak güzelmiş.. Bu normal insanı çok sevdim... çok güzel gülüyor.