14 Aralık 2010 Salı
11 Kasım 2010 Perşembe
life or something like it

Son zamanlarda... Benim için son zamanlar varmı artık bilmiyorum... Melankoli de değil bu.. Bilmeme ve net olmama durumuna o kadar alıştımki.. sanki dünya düzenim bu.. sağlığımı bozan bu düzene... o kötü bir haftayı atlattım Ekim başında bakalım ne çıkacak şimdiii.. Bugün gerçi bir haftadır çok yorgun ve sağlıksızım..neyim var bilmiyorum...
Doktoru çok ama çom özledim son olaylardan sonra hiç görüşmüyoruz. Şeker bayramının birinci gününden beri.. gerçekten onu çok özledim..
Son 2 ayda dayanıklılığım inanılmaz arttı. Biraz daha büyüdüm. Artık işim var. Gümüşsuyunda. Yeni karakterlerimiz var bu sefer benim konumlandıramadığım.. çok garip diilmi bu sefer karar veremeyen benim. Polonyalı Mendil çok uzaklarda, 18 desen zaten yok (aman o bu konumda kalsın) gerçi gece 2'de arayarak hatırlatıo kendini ama olsun.Bazen dışarı atılmak içeride kapalı kalmaktan çok daha
iyidir. Bazı geri dönüşler var ama maalesef benim ertık bambaşka bi dünyam var. Bakınca gördüm ne kadar iyi olmuş o kötü olaylar.. Böğürtlen gibi.. üzüldüğüme sevindimmm ..Hayat basit, eskisine oranla daha az şaşalı ve az paralı olarak devam ediyor... ama en azından benim hayatım.. Fark ortada. Life or something like it...
3 Eylül 2010 Cuma
8:58
Ben size demiştim ben temmuzu görmem diye.. Temmuzu gördüm.. hatta ağustos 18'i bile gördüm ama 19'u göremedim şirketim bana çok güzel bir doğumgünü hediyesi verdi. İşten çıkarttılar beni daha doğrusu çıkartmadılar "Teşekkür Ettiler!!!"
Beş parasız ve işsizim artık...
Birkaç görüşmeye gidiyorum bakalım istediğim bir yer var.. oraya giderkende başıma gelmeyen kalmadı yağmur çamur binanın önünde bide suya düştüm... vardır bi keramet.. umarım orası olur olmasada olur bilemiyorum..
Çok garip bi depresyon kendimi Tori Amos'a verdim... sadece müzik var mutlumuyum hayır mutsuzmuyum hayır .. zaten beni anlayanda yok... anlamasınlarda.. iyi biriyim ben (sanırım)
Garip güzel şeylere denk geliyorum.... hoşuma gitti
Beş parasız ve işsizim artık...
Birkaç görüşmeye gidiyorum bakalım istediğim bir yer var.. oraya giderkende başıma gelmeyen kalmadı yağmur çamur binanın önünde bide suya düştüm... vardır bi keramet.. umarım orası olur olmasada olur bilemiyorum..
Çok garip bi depresyon kendimi Tori Amos'a verdim... sadece müzik var mutlumuyum hayır mutsuzmuyum hayır .. zaten beni anlayanda yok... anlamasınlarda.. iyi biriyim ben (sanırım)
Garip güzel şeylere denk geliyorum.... hoşuma gitti
20 Temmuz 2010 Salı
Dizi gibi hayatımız var...
Selam,Yağmurlu bir Temmuz günü .. Evet evet hayatımın en soğuk yazı heralde 2010 yazı olucak.. Aklıma gelmiyor değil 2012 gerçekleşicekmi acaba diye? Kesin öyle birşey olsa B. ve S. beni balkonda bırakacak. Amerika'dan kalma bir geyik...
Hayatımın heralde en garip dönemlerinden birini geçiriyorum. Fiziksel olarakta en şişman ama nedense bu beni o kadar rahatsız etmiyor. Beynimde çok daha önemli işler var ondan olsa gerek. Enson bıraktığım zamandan sonra olan gelişmeleri hemen özetle geçiyorum.
Doktor artık tarih oldu ki yaptıklarından sonra benim ona tekme tokat girişmemem gerçekten mucize. Meğersem biz ne kadar kalabalıkmışız garip kaşları olan bi kız varmışş, daha sonra uzun yola gidicek bir kız varmışşş.. ben bile bu isimleri bulurken doktordan daha yaratıcı olabiliyorum. Kızmıcam diyorum ama çok kızıyorum. Bazen düşünüyorum acaba ben daha güzel olsaydım daha farklı olur muydu herşey? İçimdeki her gördüğü öküze tapan budist saçmalama diyor.
Daha neler öğrendik neler Rotterdam'ın bir mavi boncuk üreticisi olduğunu ve pazarlamanın sample dağıtma kuralını baya ciddiye aldığını. haha komik. gerçi artık dayı-yeğen ilişkimiz var ama bunun böyle olması benim profesyonelce geri çekilmemdir. İş hayatımı soracak olursanız oda garip günler geçiriyor o kadar garipki eskiden işinden çok memnun olan ben CV'mi güncelledim, başvuru falan yaptım.. Bakalım burda bana Temmuz'u göstermezler sanıyorum.. Galiba pek sevilmiyorum. Ama olsun napalım artık...
Spora başladım ama sosyal hayatımdan dolayı ne rejim nede spora odaklanabiliyorum dün kızlarla klasik Nook buluşmasını yaptık. Normalde çarşambaları yapıyoruz ama onlar bu çarşamba networking aktivitesine katılacaklar. Yaz akşamları Cadde'yi seviyorum hem eve yakın hem cıvıl cıvıl..
Artık hergün yazmaya karar verdim gene ... malum dizi gibi hayatımız var...
22 Mayıs 2010 Cumartesi
love it or leave it
Selam,
Bayadır yazmıyorum.. Aslında yazmaya çekiniyorum o kadar değiştiki dünyam. Bir garip farkındalık geldi... Kimi sevmediğimi neyin neden olduğunu o kadar iyi kavramaya başladım ki ben bile şaşıyorum..
Kocaman insanlar küçücük oluyorlar, ummadığın hadi be dediğin insanlar kocaman... Hırs, dedikodu, hasetlik ne kadar çok var bu dünyada.. İsyan ediyor ruhu insanın..
Sonra oturup sana ilk kötülük yapanı düşünüyorsun için birazcıkta olsa acıyor.. Gerçek kötüyle o zaman tanışmıştın çünkü.. Duvarlarını örmek ve kendini iletişime kapatmak istiyorsun..
Karşında durmadan yalan söyleyenler, içi boş olanlar, hırslarına yenik düşüp kıskançlık duygularında boğulanlar var... Birde negativite ile enerjini alanlar... Korkunç.
Güzelliklerde olmuyor değil ama :) Sağlıklıyım iki hafta önce doktora gittim bir sürü test falan verdiler teker teker hepsi iyi çıkıyor bir tek guatr testimin sonuçlarını almadım ve son iki testim kaldı onlarda iyi çıkarsa keyfim iyice yerine gelicek. onlarda haftaya kaldı.. malum iğneden korkuyorum. MedicalPark iyi bir hastane :)
Ne Rotterdam kaldı, ne doktor, nede başkası... hiç bişi kalmadı elde var "0" .. umudum da yok artık bu konuda yazmak bile istemiyorum... Yanlızlık güzel şey :)
Bayadır yazmıyorum.. Aslında yazmaya çekiniyorum o kadar değiştiki dünyam. Bir garip farkındalık geldi... Kimi sevmediğimi neyin neden olduğunu o kadar iyi kavramaya başladım ki ben bile şaşıyorum..
Kocaman insanlar küçücük oluyorlar, ummadığın hadi be dediğin insanlar kocaman... Hırs, dedikodu, hasetlik ne kadar çok var bu dünyada.. İsyan ediyor ruhu insanın..
Sonra oturup sana ilk kötülük yapanı düşünüyorsun için birazcıkta olsa acıyor.. Gerçek kötüyle o zaman tanışmıştın çünkü.. Duvarlarını örmek ve kendini iletişime kapatmak istiyorsun..
Karşında durmadan yalan söyleyenler, içi boş olanlar, hırslarına yenik düşüp kıskançlık duygularında boğulanlar var... Birde negativite ile enerjini alanlar... Korkunç.
Güzelliklerde olmuyor değil ama :) Sağlıklıyım iki hafta önce doktora gittim bir sürü test falan verdiler teker teker hepsi iyi çıkıyor bir tek guatr testimin sonuçlarını almadım ve son iki testim kaldı onlarda iyi çıkarsa keyfim iyice yerine gelicek. onlarda haftaya kaldı.. malum iğneden korkuyorum. MedicalPark iyi bir hastane :)
Ne Rotterdam kaldı, ne doktor, nede başkası... hiç bişi kalmadı elde var "0" .. umudum da yok artık bu konuda yazmak bile istemiyorum... Yanlızlık güzel şey :)
31 Mart 2010 Çarşamba
sıkışmış
ne yapacağımı bilmiyorum.. bilmek istiyormuyum.. yüzleşebilirmiyim.. onuda bilmiyorum... çığlık çığlığa bağırmak istiyorum.. bugün iyi bir gün değildi.. belki yarında olmayacak.. neye karşı savaş.. "ne" o kadar sıkıldımki Duygu olmaktan.. bu halin çaresine bakmak lazım.. monotonluğun içerisinde sıkışmış..
Başka.. bambaşka.. tanımaya çalışıyorum bu hali bir tanımı yok.. ne olduğunu biliyorum sesli söyleyemiyorum... sadece uyanıyorum.. sende uyan
Başka.. bambaşka.. tanımaya çalışıyorum bu hali bir tanımı yok.. ne olduğunu biliyorum sesli söyleyemiyorum... sadece uyanıyorum.. sende uyan
23 Mart 2010 Salı
5 Mart 2010 Cuma
cuma gelir evde bön bön oturulur
Cuma bugün.. Bu aralar ilgi alanlarıma geri döndüm. Gene sosyal medya, online behaviour adına bir sürü kitap aldım. 3 kitap birden okuyorum. milyonlarca fikir oluşuyor. Bugün vapurda (vapura geri döndüm sırf kitap okuyabilmek için) yeni aldığım kitabı okurken Bill Tancer benim bütün yürüttüğüm fikirleri doğruladı. Demekki doğru yoldayım. Gerek insanların online davranışları olsun gerek satın alma davranışları olsun araştırma sonuçları seviyorum. Bu biraz beni gizli nerd yapıyor sanırım. Bu aralar gene çene düştü bende.. sayılarla konuşmaya başlarım gene yakında. hahaha. Günün sorusu: Sosyal medya adıyla tezat olarak bizi gerçekten yanlızlaştırıyor mu?
Kendime kızdım bu sabah. Sıkıntıdan abuk subuk davranışlar içerisindeyim. Neden bilemedim. Kızdım ama. Bir insan var ve beni sanırım rahatsız etme aşamasınada geldi. Hem bu ilgiyi seviyor hemde o kişiyi şiddetle istemiyorum. İşte bundan kendime kızıyorum. Aslında kızmamalıyım. Bir insan hakkında karar verme aşamasına geliyorsam o kişi zaten olmaz. Bazı şeyler bir anda olur. Duygu acaba olur mu diye düşünüyorsa gerçekten o iş olmaz? Aynı reklam fikirleri gibi eğer bir fikir heyecanlandırmıyorsa o fikir ya hayata geçmez yada zaten vasattır.
Aradan bir hafta geçti Vogue'u okuyamadım. Gerçi Happily Ever After'a gidildi pancakeler yendi ki ben beğendim. O dergi okunmadı. Sonra sevgi böcükleri ve kuzenlerle rakı balık yapıldı o dergi benle gezdi her yeri okunmadan. Ağırda yani sırtım ağrıdı. Rakı balık güzeldi gerçekten. çok yemek yemekten rakı içemedik gerçi o ayrı ama. Mokan dönmüş askerden... tihihih 17 kilo vermiş. Eski mokan olmuş.
Bazı insanlar var karşısındakini yanlış tanır. Bir tane benimde var. Gerçekten beni aptal sanan bir insan. Başta iyiydi öyle sanması ama artık rahatsız olmaya başladım. Yakındır bende çemkiririm. Ne biçim kelime bu böyle çemkiririm nerdeyiz yahu?9 Martta doktor geliyor. Bugün konuştuk telefonda nedense hayatımın onun çevresinde döndüğünü sanıyor. highly mistaken !!!
İyi bir hafta değildi bugün. Salı günü hayatımın ilk başarısızlığını yaşadım. Ego biraz sarsıldı. İlk başarısızlık nedense ilk günahtan daha fazla koydu. Birdaha asla tekrarlanmasını istemiyorum ve tekrarlanmaması için elimden geleni yapıcam.
Bu kalp seni unuturmu? nerde. Sorarım ey Show TV sana!!!
BİR BEBEĞİMİZ OLUYOR E'CİM HAMİLEYMİŞŞŞŞŞ.. GENE TEYZE OLUCAZZZ...
26 Şubat 2010 Cuma
VE ŞUBAT BÖYLE GEÇTİ
Bir aydır yazmıyorum biliyorum daha sık yazmam lazım ama bu aralar bizim işler baya yoğun. Bu kadar yoğunluğun içerisinde kendimi en yanlız hissettiğim günleri yaşıyorum. Bir sürü planım var ve ben bunları kendi başıma bu sefer gerçekleştiriyorum. Sanırım yeni sevgilim İstanbul ve Vogue dergisi.
Makaron kendi kendine yok oldu.. Ciddi değilmiş zaman aşımına uğradı. Böyle olması gerektiğini ben biliyordum, ruhum biliyordu ve "dünyadaki" mantıklı olan her obje biliyordu. Bu sayede yeni bir yemek düzeni oluşturdum kendime ve bu düzeni çok seviyorum.
Bu ay hayatımıza Vogue girdi.. Kutsal kitap gibi oldu.. dün böle yuvaş yavaş sindire sindire sadece bir kısmını okudum. Haftasonuna saklıyorum devamını Happily Ever After'da kahvaltı yaparken okuyacağım... Hemen cumartesi olsun..
Rotterdam konusunda kararsızım. Aslında karışık sinyaller alıyorum kapılmak ve kapılmamak arasında gidip geliyorum.. Ne kadar istediğime karar veremiyorum. Sanırım ben bu yanlızlığı çok sevdim. Bu ay başka sevdiğim şey ise bir kredi kartımın borcundan tamamen kurtulmuş olmam. Çok güzel değilmi artık o mor kart yok ahahahah ... Hani kötü kalpli bir kadın var demiştim ya o bu sefer çok yakınlarımda gezmeye başladı. Bende karar veremiyorum acaba iyimi kötümü yapıyorum diye ama sanırım bu sefer kararlarımı bozmayacağım. Onun hayatımda olmaması benim için daha iyi. Evet evet onun için ben yaklaşmıcam ona.
Şubat böyle geçti işte.. Yanlızlığımı sevmeye başladım... sanırım uzun bir süre böyle kalıcak birde o rahat bıraksa...
1 Şubat 2010 Pazartesi
Sunshine :):)
Bayadır yazmamıştım evet biliyorum bu benim tembelliğim başlarken neler planlamıştım ama hayat bu. Gelelim 20 Ocaktan beri hayatımda olanlara.. Doktor "sun jar" olayını çok beğendi. Onun mutlu olması güzel. Çarşamba günü gidiyor. Sanırım onu gitmeden göremeyeceğim. He is my sunshine after all.
Kendime yakışmayan kararlar almaya başladım ve bu kararlar beni hiç mi hiç rahatsız etmiyor. Bakalım birde bu taraftan yaşayalım hayatı. X'i bekliyorum.. Daha dönmedi o da çarşamba günü dönecek. Çarşamba günü ne kadar çok gelen giden olucak. Keşke X'i ben karşılayabilsem ama ne yazıkki bu mümkün değil. Gerçekten özledim onu bu bir ay ne kadar zor geçti. Zaten gideceğini öğrendiğimde çok üzülmüştüm ama maalesef bazı şeyleri değiştiremiyoruz araya çok şirin mavi gözler geliyor.
Sigara ve eti bıraktım bunun ne demek olduğunu biliyorsunuz.. Gene art of living'e geri döndüm ve bu sefer bırakmayı düşünmüyorum. Ashtavakra Gita'ları seyrediyoruz şimdi 16 hafta sürecek. Çok güzel Mayıs'ta da Almanya... Jai Guru Dev
Bengüye kızdım bugün.. Beyni yıkanmışlar gibi konuştu telefonda.. Sorunlu kişinin resmen dolduruşuna gelmiş bunu ona hiç yakıştıramadım. Sorunlu kişi çok kötü kalpli bir kız ondan uzak durmak gerektiğini yeni yeni anladım. Umarım Bengü'yü uzun süreli kandırmamıştır. Üzer beni gene. O kişiyle hiçbir zaman görüşmek istemiyorum.
Rotterdam konusuna gelirsek bakalımmm daha onun için çook zamana ihtiyacımız var. Yani ben olsun çok isterim ama bakalım işte. Çok güzel bir cumartesi akşamı geçirdim. Çok lezzetli yemekler, harika çikolatalar yedim. Normal insanlarla da takılmak güzelmiş.. Bu normal insanı çok sevdim... çok güzel gülüyor. 20 Ocak 2010 Çarşamba
Salı - Hayal kırıklıkları
Günaydın :)
Bugün hernekadar Çarşamba olsa da ben Salı'yı anlatıcam sanırım düzenimiz hep bu şekilde olacak. Dün İstanbul'da geçirdiğim en soğuk günlerden birtanesiydi. Her ne kadar eski yaşadığım yerde -20'leri görmüş olsam da dünkü hava soğuk ve ıslaktı. Ayaklarım dondu. Pazartesi günü yaşadığım umut kıvılcısı minik bir hayal kırıklığına dönüştü gerçi ben bekliyordum böyle bir şey ama genede oluyor... Kitaptan 3 sayfa gayet rahat bir şekilde okudum. İçim bunalarak... En azından "iyi geçti" diye bir mesaj atılabilirdi.. hıh :(
Dün iş çıkışı Arda Turan'ı gördük.. Tanınmış bir alışveriş merkezinde çalışmanın güzelliklerinden bir tanesi arada sırada ünlü görmek. Kendisini beğenmesemde çirkin olduğunu düşünmezdim. Ama maalesef bir hayal kırıklığına uğradım. Sandığımdan daha kısa boylu ve üzülerek söylüyorum daha çirkinmiş. Ama iyi çocuk o tanımıyorum ama hissediyorum. :)
İçimde deli gibi evde oturup Harry Potter filmleri seyretmek var.. Ben ve kuzenler büyük Harry Potter hayranlarıyızdır. Dün öyle bir gündü eve gidip Hogwarts'a gitmek istedim. Ama sadece istek olarak kaldı. Oturup bu aralar en sevdiğim dizi olan "Bu Kalp Seni Unutur mu?" yu beklerken Arog'u seyrettim. Ne kötü ne de iyiydi. Ortalama bir filmdi. İnsanlar bu Nil Karaibrahimgil'de ne buluyor bilemiyorum ben ne sesini beğeniyorum ne kendisini. Sabun köpüğü kıvamında şarkılar. Sadece kadınlarda ne tutar onu biliyor bu kız.. Başka bir özelliği yok.
Gecenin son hayal kırıklığı ise dizimin tekrarının yayınlanacak olmasını öğrenmem.. üzüldüm ayrıca neden 22:15'e aldılarki aptal aptal filmler vermek için mi? Tamamiyle gereksiz ve anlamsız değişiklikler bunlar. Kızdım Show TV sana >:( Dizi kaliteli olunca tabii ki seyredeni az oluyor... Yazık yazık.. Hemen haftaya Salı olsun Bu Kalp Seni Unuturmu saat 20:00'de yayınlansın. BU BİR EMİRDİR SHOW TV?
Bugün hernekadar Çarşamba olsa da ben Salı'yı anlatıcam sanırım düzenimiz hep bu şekilde olacak. Dün İstanbul'da geçirdiğim en soğuk günlerden birtanesiydi. Her ne kadar eski yaşadığım yerde -20'leri görmüş olsam da dünkü hava soğuk ve ıslaktı. Ayaklarım dondu. Pazartesi günü yaşadığım umut kıvılcısı minik bir hayal kırıklığına dönüştü gerçi ben bekliyordum böyle bir şey ama genede oluyor... Kitaptan 3 sayfa gayet rahat bir şekilde okudum. İçim bunalarak... En azından "iyi geçti" diye bir mesaj atılabilirdi.. hıh :(
Dün iş çıkışı Arda Turan'ı gördük.. Tanınmış bir alışveriş merkezinde çalışmanın güzelliklerinden bir tanesi arada sırada ünlü görmek. Kendisini beğenmesemde çirkin olduğunu düşünmezdim. Ama maalesef bir hayal kırıklığına uğradım. Sandığımdan daha kısa boylu ve üzülerek söylüyorum daha çirkinmiş. Ama iyi çocuk o tanımıyorum ama hissediyorum. :)
İçimde deli gibi evde oturup Harry Potter filmleri seyretmek var.. Ben ve kuzenler büyük Harry Potter hayranlarıyızdır. Dün öyle bir gündü eve gidip Hogwarts'a gitmek istedim. Ama sadece istek olarak kaldı. Oturup bu aralar en sevdiğim dizi olan "Bu Kalp Seni Unutur mu?" yu beklerken Arog'u seyrettim. Ne kötü ne de iyiydi. Ortalama bir filmdi. İnsanlar bu Nil Karaibrahimgil'de ne buluyor bilemiyorum ben ne sesini beğeniyorum ne kendisini. Sabun köpüğü kıvamında şarkılar. Sadece kadınlarda ne tutar onu biliyor bu kız.. Başka bir özelliği yok.
Gecenin son hayal kırıklığı ise dizimin tekrarının yayınlanacak olmasını öğrenmem.. üzüldüm ayrıca neden 22:15'e aldılarki aptal aptal filmler vermek için mi? Tamamiyle gereksiz ve anlamsız değişiklikler bunlar. Kızdım Show TV sana >:( Dizi kaliteli olunca tabii ki seyredeni az oluyor... Yazık yazık.. Hemen haftaya Salı olsun Bu Kalp Seni Unuturmu saat 20:00'de yayınlansın. BU BİR EMİRDİR SHOW TV?19 Ocak 2010 Salı
Pazartesi Sendromsal Mutluluğu
Sanırım bugünden itibaren bu blogta günlük tutmaya başlıyorum. Bir şekilde konuşmak istediklerimi bir yerlere yazmalıyım diye düşünüyorum. Bugün kar yağıyor... Artık kar yağışına eskisi kadar sevinemiyorum. Çünkü artık aklımda ya hayvanlarım ne olacak sorusu dönüp dönüp duruyor. Cilvenaz benim sokaktaki köpeğim acaba şu anda üşüyor mu? Ben sıcacık (sanırım şu anda fazla sıcak) ofiste otururken o ne yapıyor? 
Dün güzel bir şey oldu.. Vapurda kitap okurken (bitirmesi umduğumdan daha zor olan sıkıcı bir kitap) telefonum çaldı.. Biraz şaşırtıcı olarak arayacağını hiç ummadığım bir insan aradı. Henüz kendisine bir isim bulamadık ama yakında kendini belli eder. Garip bir konuşma değildi aslında ama bana nedense bir garip geldi.. İlginç tabi.. Daha sonra okumayı düşünmediğim sayfayı zaten okumadım...
Kafamdan spora gitsemmi gitmesemmi diye iç savaş çıkmıştı. Kendimi spor salonunun önünde buldum. Vay be Duygu dedim gerçekten de sağlıklı olanı tercih ettin.. Fakat bu seferde spor salonunda boş dolap kalmamış. Nasıl yani yahu dedim.. Zaten gitmemeye meyilli bünye eve doğru yürümeye başladı.. Yanımda Doktor'a güle güle demek için aldığım hediye ile C.Bostan'dan eve doğru yürüdüm. Malum olmadık insanlar olmadık yerlerde karşımıza çıkarlar ya alakasız bir insanla karşılaşmadım değil. Ne zaman Bunlardanistiyorum.com'a gitsem o şahsı görmek zorundamıyım bilmiyorum. Sanırım zorundayım :):)
Doktora çok güzel bir hediye aldım "Jar of Sunshine" çok güzel bişi sanırım fotoğrafını aşağı koyucam. O özel bir insan şöyle özel öyle aşk falan değil. İnsan olarak Doktor'u çok seviyorum.Ev ve kitap falan derken pazartesi böyle bitti... Üstümdeki tedirginlik halen sürüyor.. Sanırım bazı seçimlerimi sorgulamaya başladım... Ama şu anda yapacak bir şey yok.. O garip rahatlık gene var üstümde.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

